xanzır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
xanzır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AĞRI ELEŞKİRT YÜCEKAPI KÖYÜ (HANZIR)-MANKİ AŞİRETİ-HAMİDİYE ALAYLARI

OSMANLI ARŞİV BELGELERİ VE SOSYOLOJİK İNCELEMELER IŞIĞINDA 

SERHAT BÖLGESİ HAMİDİYE ALAYLARI VE MANKİ  AŞİRETİ YÜCEKAPI (HANZIR) KÖYÜ YERLEŞİMİ



Özet:

  • Manki (Mânikâ) Aşireti, Sıpkan aşiret konfederasyonuna bağlı, Ağrı-Eleşkirt-Tutak hattında yaşayan Kürt kökenli bir aşiret koludur. 
  • 1891'de II. Abdülhamid tarafından kurulan Hamidiye Hafif Süvari Alayları'na 4-6 bölüklük süvari gücü sağlamıştır.
  • Yücekapı (Hanzır) köyünün kurucu aileleri bu aşiret koluna mensuptur. 

Manki Aşireti kimdir ve Yücekapı (Hanzır) ile bağlantısı nedir?

            Manki (Mânikâ) Aşireti, Serhat bölgesinin en geniş yapılarından Sıpkan aşiretinin bir koludur. Osmanlı arşiv kayıtlarına göre (BOA, 1897 tarihli Hamidiye Alayları Taksimat Defterleri),  Karaköse (Ağrı), Tutak ve Diyadin hattının savunmasında görev alan Sıpkan alaylarının süvari gücünü oluşturmuştur. Komutanlığını Miralay Abdülmecit Beg'in yaptığı bu alaylarda Manki kolu temel insan kaynağı olmuştur. Yücekapı (Hanzır) köyünü kuran aileler de bu kola mensuptur ve yerleşimleri 1891 Hamidiye Nizamnamesi sonrası iskan politikalarıyla şekillenmiştir.

Rapor Türü: 

Bölgesel iskân ve Aşiret Tarihi Araştırması 

Veri Kaynakları: 

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA. Y.PRK. ASK. 96.70.)

Nevsal-ı Askerî, 9 Muharrem 1297: 117

T.Cumhuriyeti Resmi Gazete ve Meclis Zabıtları 

Sahadan Sözlü Tarih Kayıtları 

Kanunî Dayanak: 1891 Tarihli Hamidiye Süvari Alayları Nizamnamesi 

11 Haziran 1945 Tarih ve 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu

1848 Tarihli "Seyahatname-i Hudut" Raporu (Nüfus ve İnanç Kayıtları)

Hamidiye Hafif Süvari Alayları ve Dahiliye Nezareti Kayıtları (1891 ve Sonrası)

Dahiliye Nezareti Mektubî Kalemi (DH.MKT) evrakları

GİRİŞ: 

OSMANLI ARŞİV KAYITLARINDA SİPKAN VE MÂNİKÂ (MANKİ) ALAYLARI 

    Sultan II. Abdülhamid tarafından 1891 yılında kurulan Hamidiye Hafif Süvari Alayları, Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu'daki sınır güvenliğini sağlamak ve yerel milis orduları oluşturmak amacıyla hayata geçirilmiştir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) fonlarında yer alan 1897 (Hicri 1314) tarihli Hamidiye Hafif Süvari Alayları Taksimat/ ve askeri tescil defterlerine göre, Serhat bölgesinin (Ağrı-Eleşkirt-Tutak) savunması bölgenin en geniş demografik yapılarından biri olan Sıpkan (Sıpki) ve bu aşiretin bir kolu olan Mânikâ (Manki) aşiret alaylarına emanet edilmiştir: 

• Askeri Tescil ve Bölükler: Osmanlı ordu nizamnamesinin 1. ve 12. maddeleri uyarınca, sıpkan konfederasyonu nizamı süvari alaylarına ilaveten en az 4, en fazla 6 bölükten oluşan tam teşekküllü askeri birlikler çıkarmıştır. 

• Komuta Kademesi: Arşiv kayıtlarında Karaköse (Ağrı), Tutak ve Diyadin hattını muhafaza eden sıpkan Alaylarının başında Miralay (Albay) Abdülmecit Beg (Öztürk) yer almaktadır. Yücekapı (Hanzır) beldesinin kurucu ailelerinin de mensup olduğu Mânikâ (Manki) kolu, bu alayların süvari gücünü ve askeri insan kaynağını oluşturan temel aşiret birimlerinden biri olarak Osmanlı askeri defterlerine tescil edilmiştir. Ayrıca sıpki ve bu aşiretin bir kolu olan manki aşiretleri 1.Dünya savaşı döneminde kafkasya cephesinde Rüştü paşa ve sıpki aşiret reisi miralay Abdulmecit beg önderliğinde milis gücü olarak vatan savunmasında önemli başarılar elde etmişlerdir. 

1.TARİHSEL ARKA PLAN VE KÖKEN: LALEŞ VE ŞENGAL DÖNEMİ 

    Hanzır (Yücekapı) beldesinin tarihi omurgasını oluşturan Tosun, Keskin ve Kotan sülalelerinin bağlı bulunduğu Mânikâ (Manki) aşiretinin tarihsel kökleri, bugün Irak sınırları içerisinde yer alan Şengal (Sincar) Dağı ve Laleş Vadisi havzasına dayanmaktadır. Bölgede yaşanan idari değişiklikler, aşiretler arası çatışmalar ve kronik bölgesel baskılar 16.yy ortalarında  aşireti kuzeye doğru bir göç hareketine yönlendirmiştir. Zaman içerisinde Anadolu coğrafyasına yerleşen ve Hamidiye Alayları nizamı doğrultusunda devletle entegre olan aşiret unsurları, bölgenin inançsal dönüşüm süreçlerine uyum sağlayarak Sünni-Şafi İslam inancını benimsemiştir.

2. GÖÇ ROTASI VAKALARI VE TARİHİ DURAKLAR 

A. Haxşan (Maku-Hoy Havzası) Evresi Osmanlı ve İran (Safevi/Kaçar) imparatorlukları arasında bir tampon bölge niteliği taşıyan ve dağlık yapısıyla korunaklı bir alan olan Haxşan (Haşkan / Haxşun) bölgesi, aşiretin ilk büyük durak noktası olmuştur. Bugün İran'ın Batı Azerbaycan Eyaleti'ne bağlı Maku ve Hoy şehirleri arasındaki bu yüksek yaylaklar, aşiretin koçerlik (yarı göçebe hayvancılık) yaptığı ve  demografik olarak genişlediği konaklama evresidir. 

B. Kars Kağızman Evresi ve Sülale Atası Dursun 

• 19.yüzyılın ortalarında aşiret unsurları, Aras Nehri yatağını takip ederek Osmanlı tabiiyetindeki Kars'ın Kağızman ilçesi havzasına intikal etmiştir. Bu dönem, Tosun sülalesinin bilinen en eski atası olan Dursun'un idare dönemidir. Kendisinin doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1889 da vefat ettiği bilinmektedir, aşiretin göçebe/yarı göçebe yaşam tarzını sürdürdüğü bu hareketli evrede Kağızman topraklarında vefat ettiği ve buraya defnedildiği bilinmektedir.

3. "DURSUN” İSMİNDEN "TOSUN” SOYADINA RESMİ DöNÜŞÜM 

    Söz konusu yerleşimde mukim "Tosun” soyadının kökeni, doğrudan sülale atası Dursun'un isminin dilbilimsel ve resmi evrimine dayanmaktadır: • Sülale atası Dursun'un ismi, yerel şivede ve halk telaffuzunda akıcı "r” harfinin düşmesi ve başta bulunan "D” ünsüzünün sertleşmesiyle zamanla Tursun ve lakap olarak da Toso halini almıştır.

 • 1934 yılında yürürlüğe giren Soyadı Kanunu sürecinde, nüfus memurları aşiretin yerel dildeki bu sülale adını temel alarak, harf değişimi neticesinde resmi nüfus kayıtlarına doğrudan "Tosun” olarak tescil etmiştir.

4. İSKÂN DÖNEMİ, HANZIR YERLEŞİMİ VE TARİHİ TANIKLIKLAR 

A. Cafer Ağa (Ceo Ağa) Dönemi (D.tarihi 1866),

        Keskin ve Kotan Sülaleleri ile yerleşim, Dursun'un vefatının ardından aşiretin  idari riyasetini oğlu Cafer devralmıştır. Halk arasında ve çevre aşiretlerde lakap olarak Ceo Ağa adıyla bilinen Cafer, bölgede geniş mülkiyet ve idari otorite sahibi bir aşiret lideridir. Cafer (Ceo) Ağa, Kağızman'daki yarı göçebe hayatı bırakarak ovada yerleşik bir düzen kurmak amacıyla aşiretini toplamış ve Eleşkirt Ovası'nın en önemli yerleşimlerinden biri olan, eski ismiyle Hanzır (günümüzde Yücekapı) köyüne yerleşmiştir (ilk olarak yerleşim kısa süre eski ismi ile Abes olarak bilinen mevkide yapılmıştır).  Bu yerleşim ve iskan sürecinde, Cafer Ağa ile birlikte beldenin diğer köklü ve idari güce sahip yapısı olan Keskin Sülalesi ve kendileri gibi köklü sıpki nin diğer kolları olan Mânikâ (Manki) Redki, Bırimi, Dılxeri, Huloi,Helesini aşiretlerine dayanan Kotan Sülaleleri (ve Koyuncu sülalesi) ortak hareket etmiştir. Bu köklü sülaleler, ova arazilerini mülk edinerek yerleşik ova düzeninin ve köy idaresinin kurucu aktörleri olmuşlardır. 

B. 1928 -1936 Muhacirlere Yapılan insani Yardımlar ve Canlı Tanıklık II. Dünya Savaşı dönemi öncesi (1928-36) dönemi 

    Sovyetler Birliği tarafından Kafkasya'daki yurtlarından çıkarılarak zorunlu göçe tabi tutulan Abhazya kökenli muhacirler, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından Eleşkirt havzasındaki Hanzır (Yücekapı), Mollasüleyman, Remikan, Hoşyan ve Toprakkale köylerine yerleştirilmişlerdir. İlk göç dalgası osmanlı- rus savaşları (1877-1879) 93 harbi ile birlikte tetiklenmiş olup Sovyetler Birliğinden gelen muhacirler ilk olarak Kars, Ardahan, Artvin, Erzurum Bitlis bölgelerine yerleştirilmiştir. Bu göçlerin ardından daha sonra Hanzır'a yerleştirilen Abhaz muhacirlerine, beldenin idari liderleri olan Cafer (Ceo) Ağa, Keskin Sülalesi ve Kotan Sülalesi'nin ileri gelenleri sahip çıkmıştır. En başta misafir olarak gelen muhacir toplulukların bölgeye uyum sağlamaları için gerekli destek sunulmuştur. 

    Sözlü Tarih Kayıtlarındaki Tanıklık Belgesi: Bu tarihi yardımseverlik, 1978 yılında Hanzır beldesinden manisa kırkağaç ilçesine göç eden Abhaz kökenli bir Türk muhacirin bizzat yaptığı şu teşekkür beyanı ile tescillenmiştir: "bizim köyün dedeleri olan ceo dede ve köyün ileri gelenleri bize  çok yardım etmişti. Yücekapı'ya ve çevreye gelen tüm muhacirler bu iyiliği bilir, nesilden nesile minnetle anlatır'' hanzıra ve çevre köylere yerleşen Türk kökenli misafirler kendi aralarında Kayabeyli, Heroli,Posofli diye bölgesel yer isimleri ile kendi aralarında anılmaktadırlar. Bu yerleşim süreci ile birlikte yerel aşiretlerle iyi bir uyum sağlanmış birbirlerine kız alıp verme akrabalık bağı kaynaşma kardeşlik değerleri ile bütünleşme sağlanmıştır.    

C. Resmi Kanun ve Sosyal Adalet: 1945 Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu Uygulamaları Şükrü Saracoğlu hükümeti tarafından 11 Haziran 1945 tarihinde yürürlüğe konulan 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (ÇTK) uyarınca, topraksız veya az topraklı çiftçi ailelerine arazi dağıtarak tarımsal üretimi artırmak amacıyla bölgeye kadastro heyetleri gönderilmiştir. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından, iskan ve kadastro memurları Ağrı/Eleşkirt havzasındaki köylere intikal etmiştir. Hanzır'ın (Yücekapı) büyük idari güçleri olan Tosunlar (Cafer Ağa ve oğlu Metin / Meto), Keskin Sülalesi ve Kotan Sülalesi, devlet eliyle yürütülen bu yasal reforma tam bir uyum sağlamışlardır: Heyetlerin Ağırlanması ve Koordinasyon: Sülale büyükleri, toprak tespiti ve reform iskanı için köye gelen kadastro heyetini ve iskan mühendislerini köyde ağırlamış ve idari kolaylık sağlamışlardır. 

Arazilerin Paylaştırılması:

   Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, Hanzır ovasındaki topraksız ailelerin pay sahibi olması için devlet memurlarına bizzat rehberlik edilerek arazi mülkiyetinin adil bir şekilde dağıtılması sağlanmıştır. Bu tutum; Tosun, Keskin ve Kotan sülalelerinin bölgedeki varlığının yasal nizamla ve toplumsal uzlaşı ilkeleriyle uyum içinde yürüdüğünü tescil etmektedir. 


6. TARİHİ VE AKADEMİK KAYNAKÇA (AKREDİTE REFERANSLAR):

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) Kayıtları:

·         Seferberlik ve Aşiret Alaylarının Cepheye Sevki

o        Arşiv Kodu: BOA, BEO. (Bâb-ı Âlî Evrak Odası)

o        Dosya No: 4312

o        Gömlek/Belge No: 323381 (Harbiye Nezareti'nin, Sipki ve Bayezid sancağındaki diğer aşiret süvari alaylarının Kafkas Cephesi'nde 3. Ordu emrine hareket etmesi hakkındaki emir sureti.)

o  

o   

·        Rus İlerleyişine Karşı Direniş ve Aşiret Göçleri

o       Arşiv Kodu: BOA, DH.ŞFR. (Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi)

o       Dosya No: 54

o       Gömlek/Belge No: 152

Osmanlı Askeri ve Aşiret Arşiv Kaynakları (Başbakanlık Osmanlı Arşivi - BOA): BOA, DH. MKT. Mektubi Kalemi), 

Hamidiye Hafif Süvari Alayları Kanunname-i Hümayun, 1896, madde 66

Hamidiye Hafif Süvari Alayları Kanunname-i Hümayun, 1896, madde 66

Dosya: 1824, Gömlek: 48 (Sıpkan/Sıpki Aşiret Alaylarının teşkili ve Serhat bölgesi asayiş nizamı emirleri). 

BOA, BEO. (Bab-ı Ali Evrak Odası), 

Boa. Y.Prk. Ask. 96.70. Leff. 02. 27 Kanun-u Evvel 1309

Tasnif: Hicri 1314 (1897) tarihli Hamidiye Hafif Süvari Alayları Teşkilat, Kadro ve Maaş Defterleri

Sultan Abdülhamid. (1999). Tahsin Paşa’nın Yıldız Hatıraları. İstanbul: Boğaziçi Yayınları. 

Cumhuriyet Dönemi Toprak Reformu Resmi Kaynakları: T.C. Resmi Gazete, 15 Haziran 1945, Sayı: 6032, 'Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (Kanun No: 4753)' metni ve gerekçesi. 

TBMM Tutanak Dergisi, Dönem VII, Cilt 17, Birleşim 54 (1945 yılı Doğu illeri iskan ve Toprak Dağıtım Görüşmeleri Zabıtları). 

Akademik Kitaplar ve Literatür: Janet Klein (2013). Hamidiye Alayları İmparatorluğun Sınır Boyları ve Kürt Aşiretleri. Çev: Renan Akman, İstanbul: İletişim Yayınları.

  • Prof. Dr. Çağlar Keyder, Türkiye'de Devlet ve sınıflar/ 7945 Toprak Reformu Süreçleri, iletişim Yayınları. 
  • Ecehan Balta, "7945 Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu: Reform Süreçleri ve Serhat Bölgesi İskan Yansımaları", Praksis Dergisi, Sayı: 5. 










 




YÜCEKAPI'NIN ASLİ UNSURLARI ABHAZYA TÜRKLERİ








Yücekapı (Hanzır) Köyü’nün Ahıska Türkleri İle Tarihsel Bağı:

Yücekapı (Hanzır) Köyü’nün kuruluş yıllarını, bölgenin sosyo-kültürel yapısını ve Serhat coğrafyasının sınır güvenliğini anlamak için, hemen yanı başımızda köklü bir geçmişe sahip olan Ahıska Türkleri tarihiyle olan bağları da ortaya koymak gerekir. Dedelerimizin ve aile büyüklerimizin nesilden nesil e aktardığı sözlü tarih anlatımları, köyün demografik yapısının ve kardeşlik bağlarının bu dönemde nasıl güçlü bir harçla karıldığını açıkça göstermektedir.

Ahıska, Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Ardahan ilimize sınırı olan tarihi bir bölgedir. Dede Korkut kitabında "Ak-Sıka" (Ak-Kale) olarak geçen bu topraklardaki Türk varlığı çok eski çağlara uzanır.

Kıpçak Türkleri:  Bazı Akademik verilere göre Ahıska Türklerinin asıl ataları Atabek Kıpçak (Kuman) Türkleridir.

 Osmanlı Kimliği: Gürcistan'ın güneyindeki Ahıska (Samtshe-Javakheti) bölgesi, 1578'den 1828'e kadar Osmanlı toprağıyken 1829 Edirne Antlaşması ile Rusya'ya bırakılmıştır Bölge ilk Osmanlı idaresine geçtiğinde yüzyıllarca Serhat boyunda Osmanlı sınırını korumuşlardır. Bu bağlılıklarından dolayı Ahıska’da "Osmanlı Türkleri" olarak anılmışlardır.

Göç Rotası: Ardahan ve Kars'tan Yücekapı’ya (1930 lu yıllar)

 Ahıska Türklerinin Yücekapı'yı (Hanzır) ı vatan tutmaları basamaklı bir rotasıyla gerçekleşmiştir Sınırımızın öte yakasındaki baskılardan dolayı ilk olarak sınır hattındaki Ardahan, Kars, Iğdır yörelerine yerleşmişlerdir, buralarda belirli bir süre kalındıktan sonra iskan politikaları ve akrabalık bağlarıyla yola çıkarak Yücekapı’ya yerleşmişlerdir

1927 li yıllar, Sovyet rejiminin Türk kimliğini sistemli şekilde baskı altına aldığı ve arazileri zorla kolhozlara bağladığı yıllardır. 1927-1937 arası Sovyetler Ahıska'da din adamlarının tutuklanması, Türkçe okulların kapatılması gibi baskılarını arttırmaları ve 1930'da Stalin'in desteğiyle birçok Ahıskalının soyadı zorla Gürcüce'ye çevirilmeye çalışılmıştır. Bu baskılara dayanamayan çok sayıdaki Ahıska Türkü sınırı geçerek Türkiye'ye sığınmıştır.  Bu ağır baskıdan dolayı sınır hatlarını aşan  muhacir kafileleri, öncelikle  (1925-1928) Kars ve Ardahan ığdır bölgesine yerleşmişlerdir. Bu bölgelerde belirli bir süre kaldıktan sonra, bir kısmı Ağrı Eleşkirt’e gelerek uzunyazı, toprakkale, mollasüleyman, remikan, Yücekapı (Hanzır) Köylerine yerleşmişlerdir

İlk kuruluş yıllarını, dayanışmaları ve Serhat kültürünü incelerken; bu topraklarda Ahıska Türklerinin hatırasını korumak tarih bilincimizin en değerli köşe taşı olacaktır,  Ahıskadan gelmeleri ile birlikte yücekapı gibi yaşadıkları yerlere bağ bahçe gibi tarımsal faaliyetler ve zengin kültürleri ile değer katmışlardır, mısır, ayçiçek, patates ekimi bostan ekimi Türklerin ahıskadan edindikleri ve yöreye kattıkları tarımsal faaliyetlerdir, daha önceden çok kısıtlı olan bu tarımsal faaliyetler ahıska türklerinin yöreye yerleşimi ile birlikte olağanca artmış zirveye ulaşmıştır

TEŞEKKÜR VE AKADEMİK KAYNAKÇA

1-Bu araştırmada yer alan tarihi veriler ve yapısal analizler Damla KOTAN’ın  2019 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde başarıyla tamamladığı 376 sayfadan oluşan "Türk Romanında Ahıska Türkleri" başlıklı Yüksek Lisans Tez çalışmalarından yararlanılarak ve  tarihi osmanlı arşiv araştırmalarından yararlanılarak derlenmiştir.

Yazar:            Damla Kotan (Yüksek Lisans Tezi)

Danışman:    Doç. Dr. Mustafa Aydemir

Üniversite:    Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Yıl:                 2019-Ağrı

2- Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi; "Ahıska Türklerinin Türkiye'ye Göç Etmesi ve Türk Vatandaşlığına Alınması ile İlgili Hukuki Sorunlar" - G. Ganiyeva



 KARAPAPAKLARIN (TEREKEMELERİN) TUTAK VE ELEŞKİRT BÖLGESİNE                                                                                    YERLEŞİM SÜRECİ:



Özet:

Karapapaklar (Terekemeler), 19. yüzyıl sonlarında Kafkasya'dan göç eden Kıpçak kökenli bir Türk topluluğudur.Tutak ve Eleşkirt bölgesine yerleşimleri 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası hızlanmıştır.Yerleşimde 1891 Hamidiye Alayları Nizamnamesi ve aşiret iskan politikaları belirleyici olmuştur.

Karapapaklar (Terekemeler) kimdir ve Tutak-Eleşkirt'e ne zaman yerleştiler?  

    Karapapaklar, aslen Kafkasya kökenli, Kıpçak boyuna mensup Sünni Türk topluluğudur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) sonrası Rus baskısından kaçarak Doğu Anadolu'ya göç etmişlerdir, 1890'lı yıllardan itibaren Tutak ve Eleşkirt köylerine iskan edilmişlerdir. Bu yerleşim, II. Abdülhamid döneminde 1891'de kurulan Hamidiye Hafif Süvari Alayları teşkilatı ile doğrudan bağlantılıdır.

Karapapak Türklerinin bu iki ilçeye ve köylerine yerleşmesinin arkasında yatan tarihi kayıtlar:

1. Göçün Tarihi Arka Planı ve Sebebi (93 Harbi ve 1904 Göçleri)

Karapapakların asıl ana vatanı Kafkasya’da Borçalı (Gürcistan), Kazak ve Ağbaba (Ermenistan) bölgeleridir. Rus Çarlığı’nın baskıları ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında büyük kitleler halinde Anadolu'ya göç etmeye başlamışlardır.

İskân Politikası: Osmanlı Devleti, Kars üzerinden gelen bu muhacir akınını planlı bir şekilde o dönem Bayazıt (doğu beyazıt) Sancağı'na bağlı olan Tutak ve Eleşkirt civarına yerleştirilmişlerdir. İkinci büyük dalga ise 1904 yılında doğrudan Türkiye'ye yerleşmek isteyen 90-100 hanelik başka bir Terekeme grubunun bölgeye gelmesi ile yaşanmıştır.

Boşalan Köylerin Şenlendirilmesi:

 Tutak bölgesindeki bazı köyler 1853-1856 Kırım Savaşı döneminde ezidi ve Ermeni nüfusun ayrılmasıyla boşalmıştı, Osmanlı yönetimi, hem sınır güvenliğini sağlamak hem de tarımsal üretimi canlandırmak için Karapapakları bu stratejik köylere yerleştirmiştir.

2. Tutak'ta Karapapakların (Terekemelerin) Yerleştiği Köyler

Karapapak kültürü, Tutak genelinde çok köklü bir iz bırakmıştır. Resmi arşivler ve yerel tescillere göre Tutak’ta Karapapak Türklerinin yoğun olarak iskân edildiği başlıca köyler şunlardır:

Esmer, Gültepe, Sincan, Şekerbulak, isaabat, hacıisa, derik

3. Eleşkirt ve Çevresindeki Karapapak Yerleşimleri

Remikan,mollasüleyman, mardo, hoşyan, çilikan, yücekapı (hanzır)

Eleşkirt merkez ve çevresinde de Karapapak aileler mülk edinmiş ve buradaki aşiretlerle komşuluk bağları kurmuştur.

4. Karapapakların Tutak ve Eleşkirt Köylerine Yerleşimi

19.yüzyılın ikinci yarısı, Serhat coğrafyası için kader ortaklıklarının dönemi olmuştur. 1877-1878  93 Harbi ve sonrasında 1904 yılında Kafkasya’nın Borçalı, Kazak ve Ağbaba bölgelerinden Rus baskısıyla göç eden Karapapak (Terekeme) Türkleri, Osmanlı topraklarına sığınmıştır.

Osmanlı Devleti, sınır hatlarını tahkim etmek amacıyla muhacirleri özellikle Tutak ve Eleşkirt'in stratejik köylerine yerleştirmiştir. (ayrıca Erzurum-Kars-Ardahan-ığdır) Bugün Tutak ve  Eleşkirt köyleri Karapapak Türklerinin kök saldığı yurtlar olmuştur. Aynı yaylaları paylaşan Mânikâ (manki), sıpki aşireti ve Karapapaklar, kısa sürede komşuluk ilişkileriyle etle tırnak gibi bütünleşmiştir, tutak köylerinden bazı aileler göç ederek yücekapı köyüne yerleşmişlerdir bazı akrabaları hala tutak köylerindedir.

Osmanlı Belgelerinde Serhat Boyları: Mânikâ Aşireti ve Karapapakların Tarihi Bağları

Osmanlı saray yazışmalarında ve tarihi raporlarda bu iki büyük yapının izi birlikte sürülmüştür.

1. 1848 Yılı Sınır Raporu: "Seyahatname-i Hudut" Kayıtları

Mânikâ adının resmi devlet evraklarında ilk ve en önemli geçtiği yerlerden biri, 1848 tarihli "Seyahatname-i Hudut" raporudur.

Dönemin Osmanlı idaresi, Serhat bölgesindeki sınır güvenliğini, nüfusu ve aşiret yapılarını netleştirmek için Mehmet Hurşit Paşa’yı bölgeye göndermiş. Paşa’nın hazırladığı bu devasa raporda, Serhat coğrafyasının en büyük konfederasyonlarından biri olan Sipki (Sipkan) manika yapısı incelenmektedir.

Belgedeki Tarihi Gerçek: Mehmet Hurşit Paşa, bu resmi raporunda Mânikâ’yı doğrudan Sipki federasyonuna bağlı, İslamiyet’i kabul etmiş (Müslüman) kollar arasında resmen zikreder.

Yol Arkadaşları: Belgede Mânikâ; Brimi, Mâme Zeydî, Prahâldi, Dereceki ve Hâl Haseyni dılxeri gibi kollarla yan yana listelenmiştir. Bu kayıt bize, Mânikâ’nın 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı devleti tarafından resmen tanınan, sınır boylarında ağırlığı olan köklü bir yapı olduğunu kanıtlamaktadır.

2. Yıldız Sarayı ve Hamidiye Alayları Dönemi (1891-1901)

Takvimler 1891’i gösterdiğinde, Sultan II. Abdülhamid döneminde Rus tehdidine ve bölgedeki Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı ünlü Hamidiye Hafif Süvari Alayları kurulur.

İşte bu askeri savunma hattı, Mânikâ aşireti ile Karapapakların devlet nezdindeki ortak kaderini mühürleyen yerdir.

Cündi Terekemeler ve Mânikâ Süvarileri: Osmanlı Dahiliye Nezareti (İçişleri Bakanlığı) Mektubî Kalemi evraklarında, hem Mânikâ alaylarının hem de devlet kayıtlarında "Cündi Terekemeler" olarak anılan Karapapak süvari birliklerinin sınır karakollarına verdiği askeri ve lojistik destekler yan yana raporlanmıştır.

Devletin Güvenli Limanı:

Yıldız Sarayı Arşivi’ndeki (Y.PRK) istihbarat ve asayiş raporlarında, bu iki yapının Serhat bölgesindeki milis savunma gücü devlet tarafından övgüyle tescillenmiş; aşiret reislerine ve Karapapak beylerine (mihrali bey) dönemsel olarak rütbe ve madalyalar takdim edilmiştir.

KAYNAK:

1-T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi Başkanlığı, Osmanlı Arşivi (BOA): Mühimme Kalemi Evrakı (A. MKT.MHM.) 660/53, 03.06.1313/21.11.1895; 660/53-6-7-8, 7-9 Kev 1311/19-21.12.1895; 660/53-17, 17 Kev 1311/29.12.1895; 660/53-10, 18 Kev 1311/30.12.1895; 660/53-9, 19 Ka 1311/31.12.1895; 660/53-11, 25 Ka 1311/06.01.1896. Bab-ı Ali Evrak Odası (BEO.) 498/37292, 18.04.1312/18.10.1894; 2174/163025, 29.06.1321/22.09.1903. Dahiliye Mektubi Kalemi (DH.MKT.) 2202/58, 02.01.1317/12.06.1899. Dahiliye Şifre Kalemi (DH. ŞFR.) 176/126, Rumî 20.05.1312/19.11.1894.

1.      2-1848 Tarihli "Seyahatname-i Hudut" Raporu (Nüfus ve İnanç Kayıtları):

Mehmet Hurşit Paşa’nın 1848 tarihli "Seyahatname-i Hudut" adlı eseri (Mehmet Hurşit Paşa, bu raporda Mânikâ'yı doğrudan Sipki konfederasyonuna bağlı, İslamiyet’i kabul etmiş (Müslüman) kollar arasında resmen zikreder. Belgede Mânikâ; Brimi, Mâme Zeydî, Prahâldi, Dereceki, Hâl Haseyni ve Prebadi gibi diğer Müslüman kollarla birlikte listelenmiştir. Bu da aşiretin 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı idaresi tarafından resmen tanınan, yerleşik nizamdaki bir yapı olduğunu gösterir.

3. Hamidiye Hafif Süvari Alayları ve Dahiliye Nezareti Kayıtları (1891 ve Sonrası)

Sultan II. Abdülhamid döneminde (1891) Rus tehdidine ve Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı bölge güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan Hamidiye Alayları nizamnamelerinde de Mânikâ aşireti ve Karapapaklar önemli görevler üstlenmiştir.

Askeri Düzen: Eleşkirt, Tutak ve Malazgirt hattında devlete askeri milis ve süvari desteği sağlayan Mânikâ alayları ve karapapaklar Dahiliye Nezareti Mektubî Kalemi (DH.MKT) evraklarında sıkça yer almaktadır.

Lojistik ve Asayiş: Arşiv belgelerinde, Mânikâ ve karapapak (terekeme) süvarilerinin sınır karakollarına verdiği destekler, bölgedeki asayişi sağlama görevleri ve ordu komuta merkeziyle yapılan yazışmalar ("aşiret reislerine verilen rütbeler ve madalyalar") resmi devlet evrakı olarak tescillenmiştir.


 


Toprakkale Hakkında: Eski Adı Alaşgerd (İlçe Merkezi)


Özet:

  • Toprakkale'nin eski adı nedir?
  • Eleşkirt ilçesine adını veren yer neresi?
  • Toprakkale ne zaman ilçe merkeziydi?
  • Toprakkale Camii ne zaman yapıldı?

        Toprakkale, Ağrı'nın Eleşkirt ilçesine bağlı bir köydür. Fakat tarihi, bugünkü ilçe merkezinden çok daha eskilere dayanır. Köyün eski adı miladi: 390 yılı kayıtlarında Vağarşagerd (Vağarşak kenti), 1282'de Walaşgerd, 1514'te ise Alaşgerd Toprakhisarı olarak geçer. Bugünkü Eleşkirt ismi de bu Alaşgerd isminden gelir.

  • Ne Zaman Ne Olmuş?

Urartu Dönemi: Köydeki höyük ve kale kalıntıları Urartular dönemine kadar uzanır.

1514: Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferi sonrası Osmanlı'ya katıldı. Bayezit Sancağı'na bağlı kaza merkezi oldu.

1687: Kalenin eteğindeki tarihi Toprakkale Camii yapıldı. Cami 2021-2022'de restore edildi ve hala ibadete açık.

1925: İlçe merkezi Toprakkale'den bugünkü Eleşkirt'e taşındı. Toprakkale köy statüsüne düştü.

Bugün Toprakkale:

        Toprakkale, Eleşkirt'e 13 km, Ağrı'ya 21 km uzaklıktadır. Köy statüsündeki yerleşimler içinde Eleşkirt'in en kalabalık köyüdür. Nüfusu 2024 verilerine göre 1.077'dir. Yücekapı ise belde statüsündedir.

 




YÜCEKAPI KÖY HAYATI: 

Harmandan Sofraya yücekapı Kültürü

    Ağrı Eleşkirt'e bağlı Yücekapı köyünde yaşam mevsimlere göre şekillenir. Harman zamanı, ilkbahar telaşı, kış akşamları ve Yücekapı sofrası köy kültürünün temelini oluşturur

Ağustos Ayında Harman Zamanı ve kışlık Bulgur - Aş Hazırlığı;

    Yücekapı'da yazın ağustos ayı ortalarında harman yapılır. Buğday sapları patoslara vurulurdu, daha sonra buğdaylar torbalanır çıkan buğday taneleri akan derelerde yıkanır, yazgı denilen sergilere serilir ve güneşte kurutulurdu. (şimdi artık bu tatlı telaşlar pek uygulanmamaktadır.) Buğday yıkama Kurutma işlemi bittikten sonra buğday kalbur (elek) ile elenir, elenen buğdayın bir kısmı kışlık yemeklik bulgur (savar) için büyük kazanlarda kaynatılırdı, buna Yücekapı'da "hedik" -‘’den’’ denir, pişen hedikler yine yazgılara serilerek güneşte kurutulurdu, Hedikler kuruyunca bulgur çekme işi başlar bazı evlerde taş değirmen bulunur taş değirmeni olmayanlar komşulardan ister, iş bitince geri verilirdi. Köyde iki tane su değirmeni bulunurdu, Bu değirmenler su gücü ile çalışırdı, Yeşilyurt mahallesi Eski mezarlığın yan tarafından ikiye ayrılan dere iki değirmene de ulaşır beslerdi,  Bu dere hem değirmenleri çalıştırır, hem köyde bahçede sulamada temizlikte ihtiyaçlarda kullanılırdı, hem de çocuklar için doğal yüzme alanı olurdu ne yazık ki günümüzde bu dereler kurumaya yüz tutmuştur.

İlkbaharda Ekim dikim ve Yaylaya Hazırlık;

İlkbahar ayı Yücekapı'da telaş ayıdır, Buğday arpa ayçiçek bostan ekim dikim işleri yapılır. Bostan denilen bahçelere sebze ekilir. Bir yanda çeçil (çiçal)  peynir yapma telaşı ve de hayvanları otlatmak için sürüye katma telaşları yaşanır.

    Köyün yakınında Şeryan Çayı yer alır. Çayın öte tarafında Abes denilen eski yerleşim alanı bulunur. Abes'in ilerisinden yaylaya çıkış yolu başlar.

    İlkbaharda Eleşkirt'te bol yağmur olur, 23 Nisan şenlikleri yaklaşınca çocuklar ve büyükler yağmur yağmaması için dua ederdi çünkü şenlikler için günlerce hazırlık yapılır ve de emek verilirdi (genelde de yağmur olurdu ya )

    Bayramlar neşeli geçerdi istisnasız büyüklerin eli öpülür çocuklarda şeker toplama teleşı başlardı ellerde torbalar kapı kapı gezilirdi bayramlar bayram gibi yaşanırdı, ev ziyaretleri komşular ile başlanır akraba eş dost gezmeleri ile devam ederdi, çocuklar en güzel elbiselerini ayakkabılarını giyer şeker de topladılarmıydı  mutluluklar zirveye çıkardı, büyükler büyüklüğünü bilir büyüklük yapar çocuk çocuk olduğunu bilir büyüklere saygıda kusur etmezdi

 





 

TOZLU SANDIKLARDA UNUTULMUŞ YÜCEKAPI (HANZIR) YA DA XANZIR RESİMLERİ



YÜCEKAPI KÖYÜ ESKİ TARIM HAYATI TRAKTÖR İLE HARMAN

Ağrı yücekapı köyü (hanzır) harman zamanı patos ile buğday harmanı
harmanda patos zamanı































eski selekör binası


AĞRI ELEŞKİRT YÜCEKAPI KÖYÜ (HANZIR)-MANKİ AŞİRETİ-HAMİDİYE ALAYLARI

OSMANLI ARŞİV BELGELERİ VE SOSYOLOJİK İNCELEMELER IŞIĞINDA  SERHAT BÖLGESİ HAMİDİYE ALAYLARI VE MANKİ  AŞİRETİ YÜCEKAPI (HANZIR) KÖYÜ YERLEŞ...