yücekapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yücekapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


YÜCEKAPI'NIN ASLİ UNSURLARI ABHAZYA TÜRKLERİ








Yücekapı (Hanzır) Köyü’nün Ahıska Türkleri İle Tarihsel Bağı:

Yücekapı (Hanzır) Köyü’nün kuruluş yıllarını, bölgenin sosyo-kültürel yapısını ve Serhat coğrafyasının sınır güvenliğini anlamak için, hemen yanı başımızda köklü bir geçmişe sahip olan Ahıska Türkleri tarihiyle olan bağları da ortaya koymak gerekir. Dedelerimizin ve aile büyüklerimizin nesilden nesil e aktardığı sözlü tarih anlatımları, köyün demografik yapısının ve kardeşlik bağlarının bu dönemde nasıl güçlü bir harçla karıldığını açıkça göstermektedir.

Ahıska, Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Ardahan ilimize sınırı olan tarihi bir bölgedir. Dede Korkut kitabında "Ak-Sıka" (Ak-Kale) olarak geçen bu topraklardaki Türk varlığı çok eski çağlara uzanır.

Kıpçak Türkleri:  Bazı Akademik verilere göre Ahıska Türklerinin asıl ataları Atabek Kıpçak (Kuman) Türkleridir.

 Osmanlı Kimliği: Gürcistan'ın güneyindeki Ahıska (Samtshe-Javakheti) bölgesi, 1578'den 1828'e kadar Osmanlı toprağıyken 1829 Edirne Antlaşması ile Rusya'ya bırakılmıştır Bölge ilk Osmanlı idaresine geçtiğinde yüzyıllarca Serhat boyunda Osmanlı sınırını korumuşlardır. Bu bağlılıklarından dolayı Ahıska’da "Osmanlı Türkleri" olarak anılmışlardır.

Göç Rotası: Ardahan ve Kars'tan Yücekapı’ya (1930 lu yıllar)

 Ahıska Türklerinin Yücekapı'yı (Hanzır) ı vatan tutmaları basamaklı bir rotasıyla gerçekleşmiştir Sınırımızın öte yakasındaki baskılardan dolayı ilk olarak sınır hattındaki Ardahan, Kars, Iğdır yörelerine yerleşmişlerdir, buralarda belirli bir süre kalındıktan sonra iskan politikaları ve akrabalık bağlarıyla yola çıkarak Yücekapı’ya yerleşmişlerdir

1927 li yıllar, Sovyet rejiminin Türk kimliğini sistemli şekilde baskı altına aldığı ve arazileri zorla kolhozlara bağladığı yıllardır. 1927-1937 arası Sovyetler Ahıska'da din adamlarının tutuklanması, Türkçe okulların kapatılması gibi baskılarını arttırmaları ve 1930'da Stalin'in desteğiyle birçok Ahıskalının soyadı zorla Gürcüce'ye çevirilmeye çalışılmıştır. Bu baskılara dayanamayan çok sayıdaki Ahıska Türkü sınırı geçerek Türkiye'ye sığınmıştır.  Bu ağır baskıdan dolayı sınır hatlarını aşan  muhacir kafileleri, öncelikle  (1925-1928) Kars ve Ardahan ığdır bölgesine yerleşmişlerdir. Bu bölgelerde belirli bir süre kaldıktan sonra, bir kısmı Ağrı Eleşkirt’e gelerek uzunyazı, toprakkale, mollasüleyman, remikan, Yücekapı (Hanzır) Köylerine yerleşmişlerdir

İlk kuruluş yıllarını, dayanışmaları ve Serhat kültürünü incelerken; bu topraklarda Ahıska Türklerinin hatırasını korumak tarih bilincimizin en değerli köşe taşı olacaktır,  Ahıskadan gelmeleri ile birlikte yücekapı gibi yaşadıkları yerlere bağ bahçe gibi tarımsal faaliyetler ve zengin kültürleri ile değer katmışlardır, mısır, ayçiçek, patates ekimi bostan ekimi Türklerin ahıskadan edindikleri ve yöreye kattıkları tarımsal faaliyetlerdir, daha önceden çok kısıtlı olan bu tarımsal faaliyetler ahıska türklerinin yöreye yerleşimi ile birlikte olağanca artmış zirveye ulaşmıştır

TEŞEKKÜR VE AKADEMİK KAYNAKÇA

1-Bu araştırmada yer alan tarihi veriler ve yapısal analizler Damla KOTAN’ın  2019 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde başarıyla tamamladığı 376 sayfadan oluşan "Türk Romanında Ahıska Türkleri" başlıklı Yüksek Lisans Tez çalışmalarından yararlanılarak ve  tarihi osmanlı arşiv araştırmalarından yararlanılarak derlenmiştir.

Yazar:            Damla Kotan (Yüksek Lisans Tezi)

Danışman:    Doç. Dr. Mustafa Aydemir

Üniversite:    Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Yıl:                 2019-Ağrı

2- Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi; "Ahıska Türklerinin Türkiye'ye Göç Etmesi ve Türk Vatandaşlığına Alınması ile İlgili Hukuki Sorunlar" - G. Ganiyeva



 KARAPAPAKLARIN (TEREKEMELERİN) TUTAK VE ELEŞKİRT BÖLGESİNE                                                                                    YERLEŞİM SÜRECİ:



Özet:

Karapapaklar (Terekemeler), 19. yüzyıl sonlarında Kafkasya'dan göç eden Kıpçak kökenli bir Türk topluluğudur.Tutak ve Eleşkirt bölgesine yerleşimleri 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası hızlanmıştır.Yerleşimde 1891 Hamidiye Alayları Nizamnamesi ve aşiret iskan politikaları belirleyici olmuştur.

Karapapaklar (Terekemeler) kimdir ve Tutak-Eleşkirt'e ne zaman yerleştiler?  

    Karapapaklar, aslen Kafkasya kökenli, Kıpçak boyuna mensup Sünni Türk topluluğudur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) sonrası Rus baskısından kaçarak Doğu Anadolu'ya göç etmişlerdir, 1890'lı yıllardan itibaren Tutak ve Eleşkirt köylerine iskan edilmişlerdir. Bu yerleşim, II. Abdülhamid döneminde 1891'de kurulan Hamidiye Hafif Süvari Alayları teşkilatı ile doğrudan bağlantılıdır.

Karapapak Türklerinin bu iki ilçeye ve köylerine yerleşmesinin arkasında yatan tarihi kayıtlar:

1. Göçün Tarihi Arka Planı ve Sebebi (93 Harbi ve 1904 Göçleri)

Karapapakların asıl ana vatanı Kafkasya’da Borçalı (Gürcistan), Kazak ve Ağbaba (Ermenistan) bölgeleridir. Rus Çarlığı’nın baskıları ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında büyük kitleler halinde Anadolu'ya göç etmeye başlamışlardır.

İskân Politikası: Osmanlı Devleti, Kars üzerinden gelen bu muhacir akınını planlı bir şekilde o dönem Bayazıt (doğu beyazıt) Sancağı'na bağlı olan Tutak ve Eleşkirt civarına yerleştirilmişlerdir. İkinci büyük dalga ise 1904 yılında doğrudan Türkiye'ye yerleşmek isteyen 90-100 hanelik başka bir Terekeme grubunun bölgeye gelmesi ile yaşanmıştır.

Boşalan Köylerin Şenlendirilmesi:

 Tutak bölgesindeki bazı köyler 1853-1856 Kırım Savaşı döneminde ezidi ve Ermeni nüfusun ayrılmasıyla boşalmıştı, Osmanlı yönetimi, hem sınır güvenliğini sağlamak hem de tarımsal üretimi canlandırmak için Karapapakları bu stratejik köylere yerleştirmiştir.

2. Tutak'ta Karapapakların (Terekemelerin) Yerleştiği Köyler

Karapapak kültürü, Tutak genelinde çok köklü bir iz bırakmıştır. Resmi arşivler ve yerel tescillere göre Tutak’ta Karapapak Türklerinin yoğun olarak iskân edildiği başlıca köyler şunlardır:

Esmer, Gültepe, Sincan, Şekerbulak, isaabat, hacıisa, derik

3. Eleşkirt ve Çevresindeki Karapapak Yerleşimleri

Remikan,mollasüleyman, mardo, hoşyan, çilikan, yücekapı (hanzır)

Eleşkirt merkez ve çevresinde de Karapapak aileler mülk edinmiş ve buradaki aşiretlerle komşuluk bağları kurmuştur.

4. Karapapakların Tutak ve Eleşkirt Köylerine Yerleşimi

19.yüzyılın ikinci yarısı, Serhat coğrafyası için kader ortaklıklarının dönemi olmuştur. 1877-1878  93 Harbi ve sonrasında 1904 yılında Kafkasya’nın Borçalı, Kazak ve Ağbaba bölgelerinden Rus baskısıyla göç eden Karapapak (Terekeme) Türkleri, Osmanlı topraklarına sığınmıştır.

Osmanlı Devleti, sınır hatlarını tahkim etmek amacıyla muhacirleri özellikle Tutak ve Eleşkirt'in stratejik köylerine yerleştirmiştir. (ayrıca Erzurum-Kars-Ardahan-ığdır) Bugün Tutak ve  Eleşkirt köyleri Karapapak Türklerinin kök saldığı yurtlar olmuştur. Aynı yaylaları paylaşan Mânikâ (manki), sıpki aşireti ve Karapapaklar, kısa sürede komşuluk ilişkileriyle etle tırnak gibi bütünleşmiştir, tutak köylerinden bazı aileler göç ederek yücekapı köyüne yerleşmişlerdir bazı akrabaları hala tutak köylerindedir.

Osmanlı Belgelerinde Serhat Boyları: Mânikâ Aşireti ve Karapapakların Tarihi Bağları

Osmanlı saray yazışmalarında ve tarihi raporlarda bu iki büyük yapının izi birlikte sürülmüştür.

1. 1848 Yılı Sınır Raporu: "Seyahatname-i Hudut" Kayıtları

Mânikâ adının resmi devlet evraklarında ilk ve en önemli geçtiği yerlerden biri, 1848 tarihli "Seyahatname-i Hudut" raporudur.

Dönemin Osmanlı idaresi, Serhat bölgesindeki sınır güvenliğini, nüfusu ve aşiret yapılarını netleştirmek için Mehmet Hurşit Paşa’yı bölgeye göndermiş. Paşa’nın hazırladığı bu devasa raporda, Serhat coğrafyasının en büyük konfederasyonlarından biri olan Sipki (Sipkan) manika yapısı incelenmektedir.

Belgedeki Tarihi Gerçek: Mehmet Hurşit Paşa, bu resmi raporunda Mânikâ’yı doğrudan Sipki federasyonuna bağlı, İslamiyet’i kabul etmiş (Müslüman) kollar arasında resmen zikreder.

Yol Arkadaşları: Belgede Mânikâ; Brimi, Mâme Zeydî, Prahâldi, Dereceki ve Hâl Haseyni dılxeri gibi kollarla yan yana listelenmiştir. Bu kayıt bize, Mânikâ’nın 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı devleti tarafından resmen tanınan, sınır boylarında ağırlığı olan köklü bir yapı olduğunu kanıtlamaktadır.

2. Yıldız Sarayı ve Hamidiye Alayları Dönemi (1891-1901)

Takvimler 1891’i gösterdiğinde, Sultan II. Abdülhamid döneminde Rus tehdidine ve bölgedeki Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı ünlü Hamidiye Hafif Süvari Alayları kurulur.

İşte bu askeri savunma hattı, Mânikâ aşireti ile Karapapakların devlet nezdindeki ortak kaderini mühürleyen yerdir.

Cündi Terekemeler ve Mânikâ Süvarileri: Osmanlı Dahiliye Nezareti (İçişleri Bakanlığı) Mektubî Kalemi evraklarında, hem Mânikâ alaylarının hem de devlet kayıtlarında "Cündi Terekemeler" olarak anılan Karapapak süvari birliklerinin sınır karakollarına verdiği askeri ve lojistik destekler yan yana raporlanmıştır.

Devletin Güvenli Limanı:

Yıldız Sarayı Arşivi’ndeki (Y.PRK) istihbarat ve asayiş raporlarında, bu iki yapının Serhat bölgesindeki milis savunma gücü devlet tarafından övgüyle tescillenmiş; aşiret reislerine ve Karapapak beylerine (mihrali bey) dönemsel olarak rütbe ve madalyalar takdim edilmiştir.

KAYNAK:

1-T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi Başkanlığı, Osmanlı Arşivi (BOA): Mühimme Kalemi Evrakı (A. MKT.MHM.) 660/53, 03.06.1313/21.11.1895; 660/53-6-7-8, 7-9 Kev 1311/19-21.12.1895; 660/53-17, 17 Kev 1311/29.12.1895; 660/53-10, 18 Kev 1311/30.12.1895; 660/53-9, 19 Ka 1311/31.12.1895; 660/53-11, 25 Ka 1311/06.01.1896. Bab-ı Ali Evrak Odası (BEO.) 498/37292, 18.04.1312/18.10.1894; 2174/163025, 29.06.1321/22.09.1903. Dahiliye Mektubi Kalemi (DH.MKT.) 2202/58, 02.01.1317/12.06.1899. Dahiliye Şifre Kalemi (DH. ŞFR.) 176/126, Rumî 20.05.1312/19.11.1894.

1.      2-1848 Tarihli "Seyahatname-i Hudut" Raporu (Nüfus ve İnanç Kayıtları):

Mehmet Hurşit Paşa’nın 1848 tarihli "Seyahatname-i Hudut" adlı eseri (Mehmet Hurşit Paşa, bu raporda Mânikâ'yı doğrudan Sipki konfederasyonuna bağlı, İslamiyet’i kabul etmiş (Müslüman) kollar arasında resmen zikreder. Belgede Mânikâ; Brimi, Mâme Zeydî, Prahâldi, Dereceki, Hâl Haseyni ve Prebadi gibi diğer Müslüman kollarla birlikte listelenmiştir. Bu da aşiretin 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı idaresi tarafından resmen tanınan, yerleşik nizamdaki bir yapı olduğunu gösterir.

3. Hamidiye Hafif Süvari Alayları ve Dahiliye Nezareti Kayıtları (1891 ve Sonrası)

Sultan II. Abdülhamid döneminde (1891) Rus tehdidine ve Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı bölge güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan Hamidiye Alayları nizamnamelerinde de Mânikâ aşireti ve Karapapaklar önemli görevler üstlenmiştir.

Askeri Düzen: Eleşkirt, Tutak ve Malazgirt hattında devlete askeri milis ve süvari desteği sağlayan Mânikâ alayları ve karapapaklar Dahiliye Nezareti Mektubî Kalemi (DH.MKT) evraklarında sıkça yer almaktadır.

Lojistik ve Asayiş: Arşiv belgelerinde, Mânikâ ve karapapak (terekeme) süvarilerinin sınır karakollarına verdiği destekler, bölgedeki asayişi sağlama görevleri ve ordu komuta merkeziyle yapılan yazışmalar ("aşiret reislerine verilen rütbeler ve madalyalar") resmi devlet evrakı olarak tescillenmiştir.



AĞRI ELEŞKİRT KÖYLERİ VE AŞİRETLERİ

Özet:

  • Ağrı Eleşkirt'te 46 köy ve 3 belde (Tahir, Yayladüzü, Yücekapı) bulunur.
  • Başlıca aşiretler: Redkan, Cemaldînî, Dimilî, Memanî, Şadi, Motî, Kurdkî, Badillî, Mankî, Sîpkî, Çixurî, Gelturî, Celalî.mireki
  • Köylere göre dağılım: Yücekapı (Xanzır): Redkan, Manki, Dılxeri, Cumki  

Ağrı Eleşkirt köyleri ve aşiretleri nelerdir?

        Ağrı'nın Eleşkirt ilçesi, merkez hariç 46 köyden oluşur. İlçede Kürt aşiret yapısı hakimdir. En yaygın aşiret Redkan'dır, onu Cemaldînî, Memanî, Şadi ve Dimilî takip eder. Her köyde 1-4 aşiret bir arada yaşar. Örneğin Çetinsu'da Redkan-Cemaldînî-Dimilî, Toprakkale'de Redkan-Şemskî-Cemaldînî-Kurdkî, Sadaklı'da Çixurî-Sîpkî-Memanî-Cemaldînî-Berazî bulunur.


ELEŞKİRT KÖYLERİ VE MENSUP OLDUKLARI AŞİRETLER

- Abas mezrası (Abês): Cemaldini

- Abdiköy (Evdê): Dımılî

- Akyumak (Avxarik): Redkan

- Alagün (Asêb): Sîpkî, cumki

- Aşağı Cihanbey (Canbegayê Jêrin): Cemaldini, Şadi, Dimilî

- Aşağı Kopuz (Qopiza Jêrê): Kurdikan,berazi

- Aydıntepe (Karpalo): Memanî

- Aydoğdu (Bedır): Redkan,berazi

- Çatalipaşa (Çataeli): Redkan, Motî, Kurdkî, Kulkî

- Çatalpınar (Sêvık): Heyderi

- Çetinsu (Geliya): Redkan, Cemaldini, Dimilî

- Çiftepınar (Çelê): Redkan

- Çürük (Çirûg): Dimilî

- Dalkılıç (Dalkılıç): Redkan,berazi

- Değirmengeçidi (Çılkaniya): Şadi

- Değirmenoluğu (Şamyan): Çıxurî, Heyderî, Mankî

- Dikendere (Kurdalya): Memanî

- Düzağıl (Ayka): Cemaldini

- Düzyayla (Hemzika): Badillî, Pinaşî

- Ergözü (Tabo): Motî, Çıxurî, Sîpkî, Mireki

- Eyüpkomu (Goma Eyibê Çepê): Redkan

- Goma Pasto mezrası (Goma Pasto): Redkan

- Goncalı (Xaçilî): Redkan, Kurdki, Êlî, Sîpkî, Bêski, Cemaldini, Moti

- Gökçayır (Kaşkan/Gazka): Azo (Zaza), Memanî

- Gözaydın (Gapira): Badillî

- Güvence (Çılkaniya): Cumkî

- Güvendik (Güvendik): Şatana

- Hasanpınar (Kevirgewka Redka): Redkan, Gelturî

- Haydaroğlu (Heyderoxlî): Redkan, Geltûrî, Celalî, Memanî

- Hayrangöl (Heyrangol): Memanî

- Hürriyet (Kole): Mîrekî

- İkizgeçe (Memita): Redkan

- Kanatgeren (Bavina Jorê): Sîpkî

- Karabacak (Qerebacax): Kurdki, Memanî

- Kayayolu (Çerkez): Memanî

- Mollasüleyman (Mellesilêman): Redkan, Mankî, Kurdkî, Qerbaşî, Memanî, ecem, ahıska

- Oklavalı (Garısya): Redkan, Çıxurî,cumki

- Pirabat (Pirabada): Redkan

- Sadaklı (Mûsûrya): Çıxurî, Sîpkî, Memanî, Cemaldînî, Berazî

- Sarıca (Sarê): Motî, Dımilî

- Söbetaş (Heşto): Cemaldînî, Gêloyî,berazi

- Sultanabad (Gêlo): Cemaldînî

- Süzgeçli (Remikan): Karapapak (Ecem)

- Tahir beldesi (Dahar): Redkan, Pirebadi, Celali, Badıllı,berazi

- Toprakkale (Kelê): Redkan, Şemskî, Cemaldînî, Kurdkî, şadili,mireki, macır,zilan

- Uludal (Pozmezına): Cemaldini

- Uzunyazı (Xaşyan): Redkan,mireki

- Yanıkdere (Qîlka): Redkan, Sîpkî

- Yayladüzü (Bölükbaşı): Şadi,berazi

- Yelkesen (Mirengayê Salê Axa): Êlî, Heyderî

- Yeşilova (Çıruk): Cemaldînî

- Yığıntaş (Şadya): Şadi,dımıli

- Yücekapı (Xanzır): Redkan, Manki,dılxeri,cumki,abhazya,terekeme



 




YÜCEKAPI KÖY HAYATI: 

Harmandan Sofraya yücekapı Kültürü

    Ağrı Eleşkirt'e bağlı Yücekapı köyünde yaşam mevsimlere göre şekillenir. Harman zamanı, ilkbahar telaşı, kış akşamları ve Yücekapı sofrası köy kültürünün temelini oluşturur

Ağustos Ayında Harman Zamanı ve kışlık Bulgur - Aş Hazırlığı;

    Yücekapı'da yazın ağustos ayı ortalarında harman yapılır. Buğday sapları patoslara vurulurdu, daha sonra buğdaylar torbalanır çıkan buğday taneleri akan derelerde yıkanır, yazgı denilen sergilere serilir ve güneşte kurutulurdu. (şimdi artık bu tatlı telaşlar pek uygulanmamaktadır.) Buğday yıkama Kurutma işlemi bittikten sonra buğday kalbur (elek) ile elenir, elenen buğdayın bir kısmı kışlık yemeklik bulgur (savar) için büyük kazanlarda kaynatılırdı, buna Yücekapı'da "hedik" -‘’den’’ denir, pişen hedikler yine yazgılara serilerek güneşte kurutulurdu, Hedikler kuruyunca bulgur çekme işi başlar bazı evlerde taş değirmen bulunur taş değirmeni olmayanlar komşulardan ister, iş bitince geri verilirdi. Köyde iki tane su değirmeni bulunurdu, Bu değirmenler su gücü ile çalışırdı, Yeşilyurt mahallesi Eski mezarlığın yan tarafından ikiye ayrılan dere iki değirmene de ulaşır beslerdi,  Bu dere hem değirmenleri çalıştırır, hem köyde bahçede sulamada temizlikte ihtiyaçlarda kullanılırdı, hem de çocuklar için doğal yüzme alanı olurdu ne yazık ki günümüzde bu dereler kurumaya yüz tutmuştur.

İlkbaharda Ekim dikim ve Yaylaya Hazırlık;

İlkbahar ayı Yücekapı'da telaş ayıdır, Buğday arpa ayçiçek bostan ekim dikim işleri yapılır. Bostan denilen bahçelere sebze ekilir. Bir yanda çeçil (çiçal)  peynir yapma telaşı ve de hayvanları otlatmak için sürüye katma telaşları yaşanır.

    Köyün yakınında Şeryan Çayı yer alır. Çayın öte tarafında Abes denilen eski yerleşim alanı bulunur. Abes'in ilerisinden yaylaya çıkış yolu başlar.

    İlkbaharda Eleşkirt'te bol yağmur olur, 23 Nisan şenlikleri yaklaşınca çocuklar ve büyükler yağmur yağmaması için dua ederdi çünkü şenlikler için günlerce hazırlık yapılır ve de emek verilirdi (genelde de yağmur olurdu ya )

    Bayramlar neşeli geçerdi istisnasız büyüklerin eli öpülür çocuklarda şeker toplama teleşı başlardı ellerde torbalar kapı kapı gezilirdi bayramlar bayram gibi yaşanırdı, ev ziyaretleri komşular ile başlanır akraba eş dost gezmeleri ile devam ederdi, çocuklar en güzel elbiselerini ayakkabılarını giyer şeker de topladılarmıydı  mutluluklar zirveye çıkardı, büyükler büyüklüğünü bilir büyüklük yapar çocuk çocuk olduğunu bilir büyüklere saygıda kusur etmezdi

 





AĞRI ELEŞKİRT YÜCEKAPI KÖYÜ (HANZIR)-MANKİ AŞİRETİ-HAMİDİYE ALAYLARI

OSMANLI ARŞİV BELGELERİ VE SOSYOLOJİK İNCELEMELER IŞIĞINDA  SERHAT BÖLGESİ HAMİDİYE ALAYLARI VE MANKİ  AŞİRETİ YÜCEKAPI (HANZIR) KÖYÜ YERLEŞ...